RSS / XML
$1.8295
€2.3265
IMKB56,936
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 29 Mayıs 2011, Pazar 17:08:47 tarihnde eklendi. 696 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ceyhun Yılmaz’ın kahkaha tufanı

İsveç’in yaz soğuğuna Ceyhun Yılmaz sımsıcak bir kış güneşi gibi düştü. İzleyiciyi kahkahaya boğdu.
Ceyhun Yılmaz’ın kahkaha tufanı

Stockholm’e ilk kez gelen Ceyhun Yılmaz heyecanlı, duygulu ve sımsıcak bir izleyici kitlesiyle buluştuğunu söylüyor. 

 

Gärdet’teki Filmhuset salonunu dolduran ve büyük çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu gösteriye tanınmış sanatçımız (Stand up’çımız -modern meddah) Ceyhun Yılmaz konuk oldu. Gösteri öncesi Ceyhun Yılmaz’ı sahneye davet etmek ve bazı duyuruları iletmek üzere organizasyonu düzenleyenlerden Emre Erdoğan çıktı. Emre hoş, içten, sempatik hareketleriyle ve biraz da yetersiz Türkçesiyle izleyicileri adeta Ceyhun Yılmaz gösterisine hazırladı. Sahneye gelen Ceyhun Yılmaz açıkçası Emre’yi kıskandığını söyledi.

 

Sanatçı gösterisine Bernard Shaw ile Winston Churchill arasında geçen bir olayı anlatarak başladı. Sahnedeki vücut diline çok egemen olan Yılmaz, bunu jest mimikler ve ses tonlarıyla da süsleyince izleyiciye sadece kahkaha atmak kaldı.

 

İrlandalı yazar Bernard Shaw bir oyun yazar ve galasına o zaman İngiltere Başbakanı olan hiç sevmediği Churcill’i çağırmak zorunda kalır.  Davetiyeye kendi eliyle bir not düşer:”Sayın Churcill oyunumun ilk galasına davetlisiniz. Davetiye iki kişiliktir, bir arkadaşınızla birlikte gelebilirsiniz. Eğer bir arkadaşınız varsa!” Gala akşamı oyun başlamadan once gayet şık giyimli bir genç Shaw’ın yanına gelerek kendisini tanıtır. Ben der, “Churcill’in Özel Kalem Müdürüyüm. Kendileri gelemeyecekler ama, size bir not yolladı” der. Mektubu verir ve Shaw heyecanla açarak okur: “Sayın Shaw oyununuzun ilk gösterimine işlerimden dolayı gelemiyorum. İkincisine gelmek isterim. Eğer oynanacaksa!..”

 

İşte mizah budur. Karşınızdakini incitmeden taşı gediğine koymak…

 

Ceyhun Yılmaz, çocukluğuna ve babasına ait anekdotlar üzerine kurguladığı gösterisi izleyicileri güldürdüğü, kahkaha boğduğu kadar Türkiye gerçeklerini de ortaya koyması açısından Nasrettin Hoca’nın “Gül, düşün” fıkralarıyla karşılaştırmak ve modernize edilmiş biçimi demek sanatçıya haksızlık olmaz. Vücut dilini bu kadar iyi kullanan ve toplumsal eleştiriyi incelterek, aklın, mantığın süzgeçlerinden bir kalbur örneği geçiren sanatçıyı kutlamaktan başka yapabileceğimiz birşey yok. Mizahın gücü toplumun kültürel yapısından kaynaklanmaktadır. Sanat ve sanatçı özgür olabildiği kadar sanatını yapar. Özgür olmayan ortamlarda sanat ve sanatçılar gelişemezler, boy atamazlar. Bu gösteride Ceyhun Yılmaz’ın siyasal konuları eleştiri malzemesi yapamadığı gibi… Türk mizahı çok güçlüdür ama, onun üzerine görünmeyen ellerin gölgesi düşmese…

 

Ceyhun Yılmaz’ın sahne hakimiyeti ve izleyicisiyle kurduğu kısa diyaloglar oyun akışını daha çekici hale getiriyor. Bu durumda izleyiciyi sarıp sarmalıyor, İzleyici, izleyici olmaktan çıkıyor ve kendisini gösterinin bir parçası haline dönüştürüyor.

 

Şiir yazan ve şiir kitapları da olan sanatçı, gösterisinin sonunda “Senden Başka İkinci Bir Kadını Sevdim” adlı şiirini okudu. İzleyiciden bol bol alkış ve tam not aldı,sınıfını geçti..

 

Ceyhun Yılmaz ile söyleşi

 

Sanatçıyla gösterisi sonrası kısa bir söyleşi yaptık

Mustafa Sönmez: Gerek Türkiye’de gerekse Avrupa’nın çeşitli ülkeleri dolaşarak gösteriler yapıyorsunuz. İlk kez İsveç’te bir gösteriniz oldu. Diğer yerler ile buranın arasındaki fark nedir?

Ceyhun Yılmaz: Daha önce gösteri yaptığım yerlerde hiç bu kadar içten gülen, kahakaha atan bir seyirciyle karşılaşmadım. Bu da beni çok mutlu etti.

Mustafa Sönmez: Bugün çok iyi bir başarı grafiği çizdiniz. Mesleğe muhabir olarak başladınız ama, daha sonra yeteneğiniz sizi bugünkü konuma getirdi. Bazı insanlarda yetenekler geç keşfediliyor, siz de ne zaman ortaya çıktı?

Ceyhun Yılmaz- Şunu söyleyebilirim, nasıl ki, yer altındaki değerli madenler zamanla bulunup yeryüzüne çıkarılıyorsa, yetenek de aynen bunun gibidir. Asla gizli kalamaz mutlaka bir şekilde ortaya çıkacaktır. Beni küçük yaşlarımda ailem keşfetti. Çünkü evde aile dostlarına böyle şeyler anlatıyordum. On bir yaşımdayken okulda bir veda gecesinde ilk kez sahneye çıktım. Tüm arkadaşlarımın anne ve babalarına gösteri yaptım. Bana sanki olağan birşey yapıyormuşum gibi değil de, gerekeni yapıyormuşum gibi geldi.

 

Mustafa Sönmez: Sanatçılık duyarlılıktan geçer, burada da gördük. Şiir kitabınızın gelirini Lösemiler Vakfına bıraktınız. Şimdi biliyorsunuz Türkiye çok çalkantılı dönemden geçiyor, sanatçı olarak herkese bir sorumluluk düşüyor. Bu sorumluluk içerisinde Türkiye’nin siyasi bir gidişatı var. Bir başbakanımız var, kimi kesimler övüyor, kimi kesimler eleştiriyor. Bazen karikatür olayı yaşanıyor. Bazı sanatçılar karikatür çiziyor ve başbakan onları mahkemeye veriyor. Siz de Stand upp( )yapıyorsunuz, bunun içerisinde herşey (espiri, mizah, eleştiri) var. Sizin onu konu edebilecek durumlarınız olduğu zaman bir endişeniz var mı, başbakanla ters düşmeyim, mahkemelik olmayayım gibi kendinizi sınırladığınız oluyor mu?

 

Ceyhun Yılmaz- Ben politik mizahın politikayla iç içe olmasını savunan insanlardanım. Bu işi yapanlar olarak bizler, politik mizahın, komedinin toplumda az olduğuna inanıyoruz. Toplumda bir apolitik yapı var. Buna yönelik izleyicilerden eleştiriler alıyoruz. İzleyici haklıdır. Bizler Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan, ben ve diğer arkadaşlar politik mizah yapmıyoruz. Bunun sebebi şu; Politik mizahtan anlayacak bir halk lazım bize yani alıcı olması gerekiyor ki, anlatıcıyı yaratalım. Bu nedenle yapılmıyor. Politikayla ilgili şaka da yapamıyoruz, politikanın kendisi şaka haline gelmiş durumda. Örneğin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, “Öyle Bir Geçer Zaman ki,” dizisinde oynayan Caroline karakterini canlandıran sanatçımız için “çalışma izni var, artık bakanlığımızı aramayın” dedi. Böyle bir olaydan sonra bizim mizah olarak yapabilecek bir şeyimiz yok. Başbakanla görüşüp konuştuk. Beğendiğim yanları var ama, aldığı bütün kararlar ya da söyledikleri doğrudur diye bir kural yok. Örneğin YGS sınavı için söylediği ve benzerleri gibi...

Mustafa Sönmez: Kars’taki heykel yıkılma olayına bir sanatçı duyarlılığıyla nasıl bakıyorsunuz. Yıkılması hele hele bir başbakanın emri üzerine doğru muydu?

Ceyhun Yılmaz- Hiç kimsenin bu heykel yıkılma olayının tarafı olacağını ben şahsen kabul etmiyorum. Bırakın sanatçılığı falan, duyarlı bir vatandaş için de öyle. Ya da en azından şekli bu olmamalıydı.

Mustafa Sönmez: Sizler gibi sanatçılara malzeme de lazım, başbakandan iyi malzeme olmaz mı, sizce?

Ceyhun Yılmaz- Hayır, daha önceki başbakanların böyle bir durumları vardı. Onların taklitleri yapılırdı. Bu tarzda sayın başbakanın taklidi yapılamaz ve bir de başbakan mizahçılara yakın durmuyor. Karikatürcülerle sorunları oldu. Sayın başbakan bana yaklaşmayın, uzak durun diyor. Biz de saygı duyuyoruz.

 

Ceyhun Yılmaz’ı gösterisinden dolayı Harbi Gazete adına kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz. Ayrıca organizatörlere de teşekkür ediyoruz.

 

Resimler için lütfen tıklayınız...

 

Mustafa Sönmez / Harbi Gazete


ETİKETLER :
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!


Harbi Gazete Twitter'da

© Copyright 2011 Harbi Gazete
Her hakkı saklıdır. Yazılardan Yazarları Sorumludur.