RSS / XML
$1.8295
€2.3265
IMKB56,936
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 20 Aralık 2011, Salı 23:30:07 tarihnde eklendi. 397 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

BAFA, DERTLİ GÖL, DERTLİ KÖY 13

PROF. DR. VELİTTİN GÜRGÜN İLE SÖYLEŞİ
BAFA, DERTLİ GÖL, DERTLİ KÖY 13

Abdullah Gürgün

 

 

Bafa Gölü’nün kirlenmesini 1995 yılında ”Ölü Göl Bafa” belgeseliyle gözler önüne sermiştik. O zaman görüşlerine başvurduğumuz kişiler  arasında amcam, değerli bilim adamı, Mikrobiyoloji Profesörü Velittin Gürgün de vardı. 16 yıl sonra kendisine göl ile ilgili olarak sorularımı yazılı yönelttim. Durum ne yazık ki, hiç de iç acıcı değil. Ancak Prof. Dr. Velittin Gürgün’ün önerdiği yöntem oldukça kolay: Kirlilik kaynaklarını kurutmak…

 

 

İşte Prof. Dr. Velittin Gürgün’ün yanıtları:

 



Velittin Gürgün (VG): Göl ve Köy için söyleyebileceklerimin bir araştırmaya değil gözlemlerime bağlı olduğunu bilmeni isterim. Buna göre bana yönelttiğin sorulara verebileceğim yanıtlar aşağıda sıralanmıştır ancak yeterli değildir.

 

 

Abdullah Gürgün (AG):  Göl bugün ne durumda?

 

 

VG: Gölün bu günkü durumu 15 yıl öncesine göre daha kötü durumda ve bu kötülük gittikçe daha da kalıcı olma yolunda.

 

 

AG: Gölün bu kadar kirlenmesinin sebepleri neler?

 

 

VG: Gölün bu kadar kirlenmesinin ana nedeni; bir kurtarıcı olarak dört elle sarıldığımız Büyük Menderes nehridir. Büyük Menderes ile göl arasındaki kanal üzerinde bulunan kapaklar, gölün su seviyesini arttırmak amacıyla açılarak göle Büyük Menderesten su aktarılır. Büyük Menderesin ta Denizli’den itibaren taşıdığı başta tekstil fabrikaları atık suları olmak üzere tüm atık suların göle doldurulması sonucunda suyun Kimyasal Oksijen İhtiyacı (KOİ) (İngilizcesi Chemical Oxigen Demand = COD) aşırı artmakta ve bunun biyolojik olarak parçalanması (suyun arıtılması) gölün doğal arıtma kapasitesinin çok üzerinde olduğu için mümkün olmamakta ve her yıl göl kirliliği daha da artmaktadır. İkinci kirlilik kaynağı göl çevresi atık suları olup, bunun başında pirina ve zeytinyağı fabrikaları ile tarım ve hayvancılık işletmelerinin atıklarının göle karışması gelmektedir. Bu tür atıklar biyolojik kaynaklı oldukları için makul seviyelerde olmak koşulu ile göl tarafından absorbe edilebilirler, ancak birinci kirlilik kaynağı ile birleşince gölün doğal arıtma kapasitesi kesinlikle yeterli olmamaktadır.

 

 

AG: Gölün temizlenmesi için ne gibi önlemler almak gerek?

 

 

VG: Gölün temizlenmesi çok uzun vadeli bir süreçtir. Her şeyden önce kirlilik kaynaklarının kurutulması zorunludur. Bunun için Büyük Menderes havzası içerisinde yer alan başta tekstil fabrikaları olmak üzere tüm işletmelerin zaten kanunen zorunlu olan kimyasal ve biyolojik arıtma tesislerini kurmaları ve bunları işletmeleri sağlanmalıdır. Birçok işletmenin arıtım tesisi bulunmasına rağmen enerji ve işletme giderlerinin yüksek olması nedeniyle bunlar çalıştırılmamakta ve bu durum çoğu kez görmezden gelinmektedir. Verilen parasal cezalar da çoğu kez caydırıcı olmamaktadır.

 

 

AG:  Bu hayvan pisliği ve çöpler insan sağlığını nasıl etkilemektedir? Özellikle çocuklar ne gibi tehlikelerle karşı karşıyalar?

 

 

VG: Köydeki ahırlardan kaynaklanan pislik her şeyden önce hijyenik olarar (özellikle YOPİ grubu dediğimiz Young -Genç, Old –Yaşlı, Pregnant ve Immunodeficient -Bağışıklılığı yetersiz) insanlar için büyük tehlike arz etmektedir. Başta intestinal hastalıklar olmak üzere zoonoz hastalıklarının da başlıca bulaşma kaynağıdır.

 

 

AG: Kasabanın pislikten kurtarılması için ne gibi önlemler alınabilir. Örneğin İsveç'te katı atıktan enerji üreten sistemler var. Türkiye'de var mı? Bafa'da kurulma olanağı var mı?

 

 

VG: Köyün önemli geçim kaynağını oluşturan hayvancılığı yasaklayamayacağımıza göre hayvancılığı sürdürülebilir hayvancılık prensiplerine göre yapmamız hem bu tür sorunları ortadan kaldıracak hem de köylünün daha fazla gelir elde etmesine yardımcı olacaktır. Bu çerçevede zaten gübreden enerji elde etmenin bir yolu olan ve Çin ve Hindistan’da yüzlerce yıldır uygulanan Biyogaz tesislerinin kurulması köylünün hem enerji gereksinimini karşılayacak hem de gübrenin hastalığa neden olan mikroorganizma ve zoonozları yok edecek ve hem de çok daha kaliteli bir gübre elde etmelerine yardımcı olacaktır.

AG: Bafa gölü ve köyünün pislikten kurtarılabilmesi için senin herhangi bir somut, gerçekleştirilmesi kolay önerin var mı?

 

 

VG: Yukarıdaki maddeler içerisinde bir takım önerilerimi zaten sıraladım; ancak bunların hiç birisi kolay uygulanabilir öneriler olmadığı gibi, köylünün ve/veya sivil toplum örgütlerinin kendi başlarına uygulayabileceği öneriler de değildir. Ne var ki, başlamak işin yarısıdır. Devlet desteği yanında Avrupa Birliği Fonlarından sağlanacak kaynaklarla işe başlamak ve yerel yönetimi mutlaka işin içine sokmak gerekmektedir. Bu zorlu yolda senin yanında olduğumu ve her türlü desteği vermeye hazır olduğumu bilmeni isterim.

 


AG: İsveç'te Milas kadar bile olmayan bir Lindköping kasabası belediyesi var. Uyanık ve girişken yöneticiler iş başında. Çöp sorununu nasıl çözebileceklerini düşünmüşler ve katı atıktan enerji üretme sistemini kurmuşlar. Yalnız kendilerine kurmakla yetinmemişler, değişik büyüklükte, çeşitte ve fiyatta tesisleri bütün dünyaya satıyorlar. Kasabadaki tüm otobüs ve taksiler kendi biogazları ile çalışıyor. Artanını da satıyorlar. Kasabayı gül gibi yaptılar. Harabeye dönmüş olan tüm eski sanayi binaları, tiyatroya, kültür evine, müzeye dönüşmüş. Pırıl pırıl bir kasaba oldu. Şimdi bol miktarda turist ve işadamı da geliyor. Ucuz enerjileri var. İşadamarı habire yatırım yapıyorlar.



Bafa'da bu meselenin çözümü için kusursuz bir proje hazırlanması gerektiği besbelli. Benim hiç böyle bir bilgi ve becerim yok. Ama ben üstüme düşecek görevleri yaparım. Sen bu işin sorumlusu olabilir misin?

 

 

VG: Böyle bir projeyi fiili olarak benim yürütme istek ve kabiliyetim yok, ancak gönüllü olarak danışmanlık yapabilirim. Bu proje için Bafa'da yaşamak gerekli. Lindköping kasabası benzeri tesis daha ziyade ahırlar için geçerli olabilir. Çıkan gaz ve gübrenin mülkiyet haklarının paylaşımındaki olası sıkıntılar ve maliyetinin yüksekliği dolayısıyla bireysel tesisler tercih edilmektedir.

 


AG: Bu tesisi göle Menderes sularının verildiği kanala mı kurmalı ki tüm gelen pislikler göle girmeden alınsın ve Göle tertemiz su girsin?

 

 

VG: Göl girişine boyutları dolayısıyla zaten böyle bir tesis kurulamaz, kaldı ki Büyük Menderes’teki kirlilik kanımca biyolojik olmaktan ziyade kimyasaldır. Suyun kirlilik parametreleri olan BOD, COD, SS (Suspended Solids) ve pH gibi değerlerinin saptanması gerekmektedir.

 


AG:  Göldeki ALG denen yosunların temizlenip bu tesiste ya da başka bir yerde değerlendirilmesi mümkün müdür? Bunlar gübre olarak da kullanılabilir mi?

 


VG: Kirlilik sorunu ortadan kalkınca alg sorunu da otomatikman ortadan kalkar. Mevcut alglerin fiziksel olarak hasat edilip enerji ve gübre olarak değerlendirilmesi mümkündür. Bunun için de Çevre Mühendisliği Bölümlerinden birinde test denemelerinin yapılması gerekmektedir.

 

 

Prof. Dr. Velittin Gürgün gönüllü olarak danışman olmaya hazır. Göllerin Ekolojik Yapısı konusunda bilimsel çalışmalar yapan Yrd. Doç. Erol Kesici de Bafa’ya gönül verenlerden. Muğla ve Aydın valilikleri ve bu bölgedeki tüm belediyeler, bölgenin işadamları ele ele vererek. Bafa’yı kurtarabilirler. Lindköping belediyesi ile de ortak çalışma yapılabilir.

 

 

Ne var ki, en başta Bafalıların kendilerinin sorumluluk almaları ve girişimi başlatmaları gerekiyor. Gerek yazılarımıza yorum yazarak gerekse facebook’taki Bafalıyız grubuna üye olarak Bafa’yı kurtarma konusunda fikir alışverişine katılabiliriz. Giderek kuşkusuz ilk adımar da atılmaya başlanacaktır.

 

 

 

 

Bafa Gölü Kıyısında

 

öfkesi bizden olmayanın kalbi bizden değildir



yalnızlaştıkça kıyısında bafa gölünün
küçüldüm ve yürüdükçe gördüm bunu



adımı intiharlarla bir tuttum ama hep korktum



ah! korktum kıyısında bafa gölünün
bunun için yek ömrümde iki korku büyüttüm



gölgemden tiksindim, kendimden kaçtım


bir koşu o upuzun gençliğimi geçtim
sırtlanlarla eş tuttum kendimi leşimi yedim



akşam olunca ihanet gibi uzandı troller



her balık çırpınışında, her ağ atılışında
o korkunun ikincisini gördüm



gökte birikti buharlar sıkılınca döküldü



ah! bizim oralı dereler hiç akmadı bu yana
bunun için gözleri kocaman bir nehir büyüttüm.

 

 

Tuğrul Keskin


Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!


Harbi Gazete Twitter'da

© Copyright 2011 Harbi Gazete
Her hakkı saklıdır. Yazılardan Yazarları Sorumludur.