RSS / XML
$1.8295
€2.3265
IMKB56,936
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 30 Aralık 2011, Cuma 04:22:34 tarihnde eklendi. 560 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

BAFA, DERTLİ GÖL, DERTLİ KÖY 15

BAFA GÖLÜNÜ DÜZELTMEK İÇİN BİLİNÇ VE EĞİTİM GEREKLİ!
BAFA, DERTLİ GÖL, DERTLİ KÖY 15

Abdullah Gürgün

 

Bafa Gölü’nün kurtulması için yıllardır çalışanlardan biri Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Erol Kesici’dir.

2011 Temmuz ayında Bafa’da bir konferans düzenlendi.  "GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE BAFA GÖLÜ EKOLOJİSİNDEKİ DEĞİŞİMLER VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ" konulu konferansa konuşmacı olarak Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Erol Kesici katıldı.

 

Kesici, yıllar önce Bafa’ya gezmek için geldiğini ve o gün Bafa’ya vurulduğunu belirterek o günden bu yana Bafa için elinden geleni yapmaya çalıştığını vurgulayarak sözlerine başladı. Resimler eşliğinde olayı dinleyicilere açıklamaya çalıştı.

 

Kesici konuşmasının daha başında, Bafa Gölünü bir tas suya benzetmişti. Tasa pis su değil temiz suyun girmesi gerektiği besbelliydi. Diğer önemli konu geçen yazımızda değindiğimiz artezyen kuyuların bilinçsizce kullanılması ile ilgiliydi. Yıllarını bu konulara vermiş olan Bilim Adamı Sayın Erol Kesici Gölü besleyen yeraltı sularının çok sayıdaki artezyenlerle, sondaj kuyularınca çekilmesine dikkat çekiyordu.

 

Bafa belediye başkanı ve vekili en ön sırada bunları dinliyorlardı. (Yoksa dinlemiyorlar mıydı?)

 

Toplantının açılış konuşmasını Kuşadası EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü yaptı. Sürücü, Bafa Gölü'nde meydana gelen sorunlarla ilgili olarak sorumlu kurumları ve kamuoyunu basın ve televizyon yoluyla bilgilendirdiklerini belirterek, "Aydın ve Muğla valilikleri altışar kişilik (DSİ'den iki, Çevre ve Orman'dan iki, Üniversiteden iki) komisyonlar kurarak çalışmalarını sürdürmektedir. Son günlerde Kapıkırı ve Gölyaka Köyü ve Bafa beldesi koku ve sinek altında kalmış, turizmciler rezervelerini iptal etmişlerdir. Balıkçılar, ağlar balçıkla kaplandığından ağ atamaz duruma gelmişlerdir. Son birkaç gündür hava koşulları nedeniyle rüzgarlar ve gölde dalgalar nedeniyle kokular kesildi gibi görüldüyse de, yakında başlayacak sıcaklarla birlikte sorunların tekrar başlayacağı tahmin edilmektedir" dedi.

 

Erol Kesici konuşmasını Bafa Gölü'nde yaptığı incelemeleri yansıtan görüntüler eşliğinde yaptı. Aynı zamanda Kuşadası EKODOSD Bilim Danışmanı olan ve Beş yıldır Bafa Gölü'nün ekolojik yapısını inceleyen Kesici önlem alınmadığı için gölde çok ciddi sorunlara neden olan mavi - yeşil alglerin (yosunların) oluştuğunu söyledi. Alg çeşitlerine ve balıkların zehirlenmesine değindi.

 

Erol Kesici şöyle konuştu:

 

”Alg kirliliği Bafa Gölü'nde tehlikeli boyutlara ulaşmıştır. Doğal kaynaklarımızdaki bu biyolojik kirliliğin mutlaka önüne geçilmelidir. Göl çevresindeki yerleşim yerlerinde yaşayan insanların kafalarında oluşan farklı bilgileri, soru işaretlerini bilimsel bir yaklaşımla aydınlatmak için, gölde incelemeler yapıyoruz. Gölden su örnekleri alıp inceliyoruz. Çevre ve Orman Bakanlığı'nın 'korkulacak bir durum yok, kirlilikten değil, alg patlamasından kaynaklanmıştır' açıklaması bilimsellikten uzaktır. Bafa Gölü'nün ekolojisindeki değişimler Kapıkırı, Gölyaka, Pınarcık, Karahayıt, Akçalı, Serçin Köyleri ile Bafa ve Akyeniköy beldelerini yakından ilgilendirmektedir. Tüm bunların nedeninin, doğal bir göl olan Bafa Gölü'nün doğal yapısına yapılan müdahaleden ve kirlilikten kaynaklandığı, göle verilen sularda nitrat ve fosfat gibi besleyici tuzların çok olması, bilhassa yaz aylarında Bafa Gölü'ndeki alg artışını tetikliyor. Bu tabakalaşma su sıcaklığı ile birlikte alglerin çoğalmasını hızlandırıyor. Çözüm olarak da gölün organik dip yapısının ve askıdaki katı maddelerin uzaklaştırılması, gölün iç ve dış yükler tarafından kirletilmemesi, temiz suyun verilerek göldeki biyolojik zenginliklerin artırılması gerekmektedir. Bafa Gölü kıyısına acil olarak Alg uyarı erken izleme laboratuvarının kurulması gerekiyor. Özellikle Bafa Gölü'nün en önemli su kaynağı olan Büyük Menderes Nehri, havza boyunca endüstriyel tesislerin kimyasal atıklarından ve yerleşim yerlerinin evsel atıklarıyla kirletilmekten kurtarılmalıdır. Böylece Menderes’in suları göle temiz akmalıdır".

 

Bafa Gölü'nde meydana gelen ekolojik değişimlerle ilgili yöre halkına bilgilendirme amaçlı olarak verilen konferansa, Bafa Belediye Başkanı Zühra Dönmez ve bazı meclis üyeleri başta olmak üzere, kalabalık bir Bafalı grup katıldı.

 

Konferans ayrıca Akyeniköy Belediye Başkanı Yusuf Develi, EKODOSD üyeleri, DKMP Milas Mühendisi Erdinç Uyar, WWF - Türkiye Doğal Hayatı Koruma Vakfı, EGE Derneği, Milas Hayvanseverler Derneği, Milas Kent Konseyi üyeleri, Bafa Gölü çevresindeki köylerin muhtarları, göl kıyısındaki turizmciler, balıkçılar ve yöre halkı, TRT Televizyonu, Söke, Milas ve Bodrum basını tarafından ilgiyle izledi.

 

Bafalıların ve Bafa sevdalılarının ilgisi ve duyarlılığı mutluluk vericiydi. Göl konusundaki karamsarlık ve umarsızlığa karşın Bafa bölgesindeki sorunları düzeltmek isteyenler bir araya gelebiliyordu. Bu tür toplantılar sık sık yapılarak halkımızın bilinçlendirilmesi ve doğaya duyarlı olması sağlanmalıdır.

 

Yazın dinleme olasılığı bulduğumuz değerli bilim adamı, Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Erol Kesici’ye bu yazı dizimiz için yazılı olarak bazı sorular yönelttik.

 

İşte sorularımız ve yanıtları:

 

 Abdullah Gürgün (AG): Göl bugün ne durumda?

 

 

Erol Kesici (EK): Bafa gölünün sorunları aynı. Kasım, Aralık aylarında havaların  soğuk olması nedeniyle gölde gözle görülen bir alg çoğalması yok fakat mikroskobik araştırmalarda belirlemiş olduğumuz algler söz konusudur.

 


AG:  Gölün bu kadar kirlenmesinin sebepleri neler?

 

 

EK: Bafa Gölü’nün kirlenmesinin temel nedeni GÖLÜN DOĞAL YAPISINA İNSAN ELİYLE YAPILAN BİLİNÇSİZ MÜDAHALELER ve GÖLÜ KORUMADAN KULLANMAKTIR.

 

 

Örneklendirirsek;

 

 

Zamnında göl kıyısına bile fabrikalar yapıldı. Resimdeki fabrika şimdi çalışmıyor.

 

1-     B.Menderes Nehri başta olmak üzere göle ulaşan dere ve çaylarla göle sürekli kirli su ve atıklar verilmesi. (Tarım-kimyasallar-sanayi-evsel- Karasu adı verilen zeytin suyu, Balık üretim işletmelerinin atıkları vb.)

 

 

2-     Göle ulaşan ve gölü besleyen dere ve çaylar üzerine çok sayıda yapılan gölet ve barajlar, setler. Gölü besleyen yeraltı sularının çok sayıdaki sondaj kuyularınca çekilmesi. Göle su girişinin iyi düzenlenememesi.

 

 

3-     Gölde bu etkenler nedeniyle oluşan kirliliklere aktif ve bilimsel yöntemlerle bakılmaması. Göle su vermekle gölün temizlenemeyeceğinin iyi bilinmesi

 

 

4-     Gölde su analizleri ve biyolojik çeşitlilikle ilgili çalışmaların yetersizliği.

 

 

5-     Göldeki  biyolojik çeşitlilikdeki değişim.     

 


AG: Gördüğüm kadarıyla Bafa, Kapıkırı ve diğer civar köylerdeki, hayvan pislikleri, çöpler ve tarım ilaçları göle gitmektedir. Bu hayvan pisliği ve çöpler gölü ve  insan sağlığını nasıl etkilemektedir? Özellikle çocuklar ne gibi tehlikelerle karşı karşıyalar? 

 

 

EK: Geçen yaz Valilik Bafa Gölünün suyunun belirli bir dönem kullanılmaması ve balıklarının yenilmemesini belirtti. Gölün kirlenmesinin göl çevresinde yaşayanlara etkisi Sağlık Bakanlığı tarafından yapılacak araştırmalarla belirlenebilir

Göl ile ilgili araştırmaları yürütecek bir labaratuvar kurulmalı

 


AG: Gölün ve köyün temizlenmesi için ne gibi önlemler almak gerek?
Örneğin İsveç'te katı atıktan enerji üreten sistemler var. Türkiye'de var mı? Bafa'da kurulma olanağı var mı? İsveç ile ortak bir proje geliştirilebilmesi mümkün olabilir mi?

 

 

EK: Gölün doğal özellikleri bilinerek, gölü koruyarak kullanmak gerekir. Gölün mutlaka mekanik yöntemlerle temizlenmesi gerekir. Bafa çevresinde hatta bütün  kentlerimizde atıkların doğaya zarar vermeden bertaraf edilmesi, yararlı hale dönüştürülmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur kanımca.

 


AG: Sizin Bafa gölü ve köyünün pislikten kurtarılabilmesi için herhangi bir somut, gerçekleştirilmesi kolay öneriniz var mı?

 

 

 EK: Bafa Gölü için önerilerim:

 

 

1-     Bafa Gölü’nün geçmişi bilinilerek, doğal özelliklerine göre sorunlarına yaklaşmak. Göle “DOĞRU BAKMAK”.

 

2-     Bafa Gölü’nü su deposu olarak görmemek, su kalitesinin özelliklerini korumak ve dengelemek.

 

3-     Göle su girişinin regülatörlerle ve setlerle engellenmemesi

 

4-     Gölün biyolojik çeşitliliğini korumak, yabancı tür girişini engellemek,

 

5-     Göle ulaşan sulara engel olmamak ve bu suların ön arıtmadan geçirilerek göle temiz ulaşmasını sağlamak.

 

6-     Gölle ilgili çalışmalarda neyi, niçin ve neden yapacağımızı akılcı bakışla yanıtlamak.

 

7-     Gölde mutlaka bilimsel yöntemlerle temizlik yapmak.

 

8-     Göl çevresinde ALG UYARI SİSTEMİ ve su analizleri vb. içeren  araştırma laboratuvarı kurmak.

 

9-     Gölde sorun oluşunca değil, oluşabilecek sorunları önceden tahmin ederek gölü KORUYARAK KULLANMAK.

 

10-  göl ve çevresinde yaşayanlar başta olmak üzere DOĞAL ALANLARIMIZIN NEDEN KORUNMASI GERKLİLİĞİ KONUSUNDA EĞİTİM ÇALIŞMALARI ve bilinç oluşturmak.

 

 

Sayın Abdullah GÜRGÜN Doğal alanlarımızın önceliğinin yaşam alanı bilinciyle bakılması çözümde ilk koşuldur bence. Canlıların yaşayabilmesi için öncelikle sağlıklı çevre koşulu gereklidir. Doğal alanları  ekonomik getiri alanı olarak görmekten vazgeçmemiz gerekir. Bafa Gölü eski haline dönmesi zorda olsa, bilinçli çalışma ve sabır gerektirmektedir. Burada da göle bakış ve beklentileriniz çok önemlidir. Size bırakılan doğal mirasa ne yaptığınız, ne hale getirdiğiniz ve size emanet edileni ne şekilde teslim ettiğiniz önemlidir.

 

 Saygılarımla

 

Değerli Bilim Adamımız, Bafa sevdalısı Yardımcı Doçent Doktor Erol Kesici’ye teşekkür ederiz.

 

Görüldüğü gibi eğitim çalışmalarıyla insanlarımızın bilinç düzeylerini yükseltmek büyük önem taşıyor. Konferansları en önde dinlemek değil söyleneni anlamak ve yaşama geşirmek, tatbik etmek önemli.

 

Biz 4. Kuvvet olarak, gazeteci olarak, ”anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az” diyerek, duyarlılık gösteriyoruz. görevimizi yapıyoruz, yazarak durumu gözler önüne seriyoruz. Şimdi de Bafa ve etrafındaki muhtarlıklara, belediyelere, kaymakamlıklara, valiliklere, Çevre ve Orman Bakanlığı'na, Sağlık Bakanlığı’na, Tarım Bakanlığı’na, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne, diğer yetkililere ve ama en başta da Bafa’yı sevenlere duyarlı olmak düşüyor.


Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!


Harbi Gazete Twitter'da

© Copyright 2011 Harbi Gazete
Her hakkı saklıdır. Yazılardan Yazarları Sorumludur.