RSS / XML
$1.7545
€2.3215
IMKB60,990
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 27 Ocak 2012, Cuma 02:18:54 tarihnde eklendi. 464 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

BAFA, DERTLİ GÖL, DERTLİ KÖY 16

YARIM ASIRLIK BAFA ZEYTİNSPOR’A SAHİP ÇIKALIM!
BAFA, DERTLİ GÖL, DERTLİ KÖY 16 Abdullah Gürgün

 


Gençlerimiz kolları sıvadılar. Ellerinden geldiğince klübü adam etmeye çalışıyorlar. Şimdi ivedilikle omuz verme, dayanışma gösterme zamanıdır. Gelecek yıl mutlaka mükemmel bir 50. Yıl kutlama şöleni yapılmalı ve gelir sağlamak için elden gelen yapılmalıdır. Umarım yaza denk gelir hep birlikte omuz omuza güzel bir şölen yaparız.


1962 yılı olmalı İzmir Namık Kemal Lisesi futbol sahasında Nihat kalede, Haluk karşısında onu çalıştırıyor. 12 - 13 yaşlarında birkaç çocuk merakla izliyoruz. Yıllar sonra bugün anlıyorum ki, bu çalışmalar 1963 yılında resmen kurulacak olan Zeytinspor klübü oyuncularının ilk antremanlarıydı.


Haluk  dehşetli çevik bir sporcuydu. Bir zamanlar düztaban olduğunu kendisi söylemişti. Sözde düztabanlar koşamazmış. Yalan. Hem koşar hem coşardı. Yalnız futbol değil, gayet güzel basket de oynardı voleybol da. Ama asıl futbol hastasıydı. İşte bu hastalık onun okulu boşvermesine spora yönelmesine neden olmuştu.

 


Sağ başta oturan Nazmi Dayı. Hem sağdan hem soldan beşinci Abdullah Gürgün


Allem etmiş kallem etmiş babası Nazmi Sayım’ı da yanına alarak Zeytinspor kurulma çalışmalarına önderlik ettirmişti. Nazmi Dayı yıllarca Bafa muhtarlığı yapmıştı. Önceki muhtar dedem Mehmet Gürgün’ün de yazıcısıydı. Çağdaş, iyi giyinen konuşmasını seven, gevrek gevrek gülen hoş bir adamdı.


1963 yılında kurulan Zeytinspor’un ilk başkanı Nazmi Sayım oldu. Oğlu Haluk da çoğu kez en başarılı, usta oyuncu olarak takımın kaptanıydı. Kıvrak çalımlarıyla kolayca onsekiz içine dalar topu filelere gönderirdi.


Bizim saha da matraktı. Bir köşesi yamaçtı. Bir tepenin üstü park yapılmış, yamacın altı etrafı duvarlarla çevrilerek Pazar yeri yapılmıştı. Pazar yerinin iki kıyısına kaleler konmuş, çizgiler çizilmiş futbol sahası yapılmıştı. Korkunç taşlıktı. Düştüğünüzde duyacağınız acıyı düşünemezsiniz. O sahada lastik pabuçlarla akşamlara dek top koştururduk.  Hatta pabuç bulamayıp yalınayak oynayan arkadaşlarımız da vardı. Erdinç (Pele) yalınayak oynayabildiği gibi çok aldatıcı korner atışları yapabilirdi.


Bu kötü sahada ne maçlar yapılmış ne futbol serüvenleri yaşanmıştı!


Maç olacağı zaman erkekler daha çok yamacın üstündeki parkta sandalyelere otururlardı. Kadınlar çocuklar saha kıyısında yerlerini alırlardı. Düğün gibi olurdu maçlar.

 


En ünlü ve işini ciddiye alan hakemimiz İsmet Sert idi. Kendi parasıyla hakem forması bile diktirmişti. Azıcık göbeği olmasına karşın maç boyu koşar dururdu. Sesi oldukça güzeldi. Maç kazanılmışsa akşam masa başına oturulduğunda güzel şarkılar söylerdi.


Nazmi Dayı, oğlu Haluk’un ayağına top geldiğinde yerinde duramazdı, ”Hadi oğlum Haluk! Hadi oğlum Haluk” diye diye ya önündekini tekmeler (o nedenle de önüne oturan da pek olmazdı) ya da toprağı kazardı.


Rahmetli Avni mükemmel santrfor idi. Kerimoğlu dediğimiz Refik ve Orten tank gibi oyunculardı. Top geçer ama adam geçmezdi onlardan.

Uğur sol başta oturan minik oyuncu. Sonradan serpildi boylu poslu sağlam bir oyuncu oldu


Uğur minicik bir çocukken başladı kendini göstermeye. O küçücük haliyle inanılmaz çalımlar atar kaleye topu bırakıverirdi. Durmuş Ali’nin yere paralel havaya kalkıp vurduğu volelerin yarattığı heyecanı hala hissederim.


Ali, Şadi, Mustafa (Hacı), Mustafa (Yüzbaşı ), Selahattin, Ziya, Hilmi, Muhittin, Zeki  ve Mehmet de iyi oyunculardı. Turan çok iyi şut atardı.


Bir de kötüler vardı. Örneğin Selami ve Recai ellerini sağa sola fazla salladıklarından pek koşamazlardı. Ben ise en kötülerdendim. Sevgili arkadaşım Turan bana topa nasıl doğru dürüst vurulması gerektiğini öğretmek için çok uğraştı ama ben neredeyse kale çizgisinden vursam yine dışarı atmayı becerebiliyordum.


O nedenle beni pek maçlara çıkarmazlardı. Kaleciliğe meraklıydım. Galatasarayın destan kalecisi Turgay’a hayrandım. Ama Nihat’tan sonra, Hüseyin ve Mehmet yetişmişlerdi. Hüseyin ufak tefekti ama tam anlamıyla kedi kaleciydi. Mehmet yer tutmasını çok iyi bilir rahat şut attırmazdı. Daha sonra Aygün geldi o da çevik bir kaleciydi.


Her nasıl olduysa beni bizim ilçe Milas’ta yapılacak maçta oynatmaya karar verdiler. Bafa o zaman 2000 nüfuslu bile değil, Milas ise 30.000 nüfuslu yer. Mükemmel bir sahaları var. Ben daha sahaya girerken ayaklarım titremeye başladı. Kaleye geçtim. Kalenin içinde küçüldüm küçüldüm kayboldum. Sonuç: Milas: 7, Bafa:0… Ve benim kalecilik kariyerim de, futbol kariyerim de bitti.


Bugün bile kızıyorum. Benim gibi acemi bir kaleciyi hem güçlü bir takıma karşı hem de yabancı sahada neden oynatıyorsunuz?!!


Bizim Haluk, Uğur, Turan ve başka bazı oyuncularımız rahatlıkla yükselebilirlerdi. Büyük takımlar tarafından çağrılanlar da oldu. Ancak aileleri sakatlanmalarından korktukları için izin vermediler. Bizde spor ve müzik zevk için yapılırdı. O işi bir meslek olarak yapmaya kalkarsanız, ”topçu mu olacaksın?”, ”çalgıcı mı olacaksın?” diye küçümsenirdi.

Ahmet Düzgün sağ başta


Aslında kendi takımımız için pekçok kişi özverili çalışmalar yapmışlardır. Nazmi Dayı dan sonra meyhaneci rahmetli Gocamat(Koca Ahmet) dayı başkan oldu (İyi oynayan futbocuya o gün şarap badava), sonraki başkan Ahmet Düzgün hoş bir adamdı. Güzel cümbüş çalardı. Babamın çok sevdiği arkadaşıydı. Babam biraz fazla içtiği için kızardı. Annem’e de şikayet etmek için, sanki annem kendisi şikayetçi değilmiş gibi, içkinin zararlarını anlatır, ”bu zıkkımdan  biraz içersin lord olursun, biraz daha içersin fort olursun. Daha da içtin mi caaart olursun” der bir yandan da güldürürdü. Hem şakacı, muzip hem de nedeninini bilemediğim bir nedenle, hüzünlü adamdı. Müziği bol olsun, o da aramızdan ayrıldı. Daha sonra yine aramızdan ayrılalı epeyce zaman olan Süleyman Muşlu başkan olmuştu… O da çok matrak adamdı. Bir ara gazozculuk yaptı. Sonra sinemacılık. Hem Yılmaz Güney’in filmlerini getirir hem de gençlere kızdığında ”a…na godomun gomunistleri” diye küfrederdi. Siz şimdi bir de kötü oynayan oyuncunun, karşı takımın ve hakemin yediği küfürleri düşünün… Tüm küfürlerine karşın o da sonsuzluğa göçen değerli, altın kalpli insanlarımızdan biriydi. Gençlerin okuyup,adam olup kendilerini kurtarmalarını isterdi. Hepsini bir kez daha saygıyla anıyorum.


Ben yurtdışına çıktığım için diğer başkanlarla ve oyuncularla ilgili anım yok. Ama daha sonraki başkanlarımızı da anmadan geçmeyelim: Ali İhsan Yüksekdağ, Fettah Muşlu (Süleyman Muşlu’nun oğlu. O da çok iyi oyuncuymuş. Şimdi Milas’ta ufak halı sahası var) ve  Osman Sarı (şimdiki başkan) duyduğuma göre kendisi de oynuyormuş, antrönörlük yapma belgesi de almış.

 

Bir de amiigomuz vardı: Çamur Şevket. Zeytinspor'u anlatıp onu anmamak çok ayıp kaçar. Ne yaygara vardı Çamur Şevket'te ne yaygara... Hele İki kadeh attı mı!!!! O da aramızdan ayrıldı. Mekanı Metin Oktay'ların, Lefter'lerin yanı olsun.

 

Zeytinspor’a beş kuruş karşılık almadan  emek veren bu değerli insanlara da teşekkür ediyoruz.


Zeytinspor klubü yarım asırlık bir spor klübümüz. Zamanla takıma ilgi azaldı. Şu anda bu tarihi klübümüz maddi olarak büyük sıkıntılar içinde. Adı Bafa Belediyesi Zeytinspor Klübü olmasına karşın hiçbir soruna çözüm getiremeyen belediyeden hayır yok.

 

Erdinç (Pele) sol başta, Haluk kaptan sağ başta, kedi kaleci Hüseyin Haluk'un yanında


Gençlerimiz kolları sıvadılar. Ellerinden geldiğince klübü adam etmeye çalışıyorlar. Şimdi ivedilikle omuz verme, dayanışma gösterme zamanıdır. Gelecek yıl mutlaka mükemmel bir 50. Yıl kutlama şöleni yapılmalı ve gelir sağlamak için elden gelen yapılmalıdır. Umarım yaza denk gelir hep birlikte omuz omuza güzel bir şölen yaparız.


Gençlerden bir mesaj geldi:


BİLDİĞİNİZ ÜZERE BAFADA KURULU VE HALEN FALİYET GÖSTEREN ZEYTİN SPOR DERNEĞİMİZ VAR AMA MADDİ İMKANSIZLIKLAR NEDENİYLE ZOR GÜNLER GEÇİRMEKTE.


ARTIK İYİDEN İYİYE ESKİ GÜCÜNÜ KAYBETMEKTETİR.


SİZLERDEN RİCAMIZ BU UZUN GEÇMİŞE SAHİP KULUBÜMÜZÜN ELİNDEN TUTMANIZDIR.


HEPİMİZİN SAYESİNDE TEKRAR ESKİ GÜCÜNE KAVUŞSUN. BUNUN İÇİN GÖNLÜNÜZDEN KOPAN MADDİ DESTEKLERİNİZİ BEKLİYORUZ...


İBAN NO:TR830001000987463900035001
HESAP NO:46390003-5001
BANKA KODU:987
ŞUBE KODU :5001
SELİMİYE ZİRAAT BANKASI ŞUBESİ


MADDİ DESTEK YAPAMAYACAK OLANLAR İÇİN EKSİKLERİMİZİ BELİRTİYORUZ:


TOP, FORMA, KRAMPON,YAĞMURLUK,EŞOFMAN...VB GİBİ SPOR MALZEMELERİ KABUL EDİLİR.



YÖNETİMDE BULUNAN MUTLU AKARSU,AHMET KAYA VE ERKAN SERT ile İRTİBATLAŞIP DAHA DETAYLI BİLGİLER ALINABİLİR.TEŞEKKÜRLER


E-MAİL ADRESİMİZ: bafazeytinspor@hotmail.com


TELEFON:
BAŞKAN OSMAN SARI: 0543 580 88 14
BAŞKAN YARDIMCISI AHMET KAYA: 0506 388 28 69
YÖNETİM KURULU ÜYESİ MUTLU AKARSU: 0542 664 11 94
ADRES: ZEYTİNSPOR KLUBÜ
              BAFA – MİLAS


FACEBOOK GRUBU: https://www.facebook.com/group.php?gid=448453085281


Bu yardım toplama kampanyasına ben ilk elde 100:- TL ile katılıyorum.

 


Bunu düzenli bir şekle sokmak mümkündür. Üye kaydedip, aylık 10 lira ya da yıllık 100 lira üyelik aidatı koyabilmek gerektiğine inanıyorum.
Gönlü bol, gençlerimizi kahve köşelerinden, meyhane köşelerinden kurtarmak isteyen tüm dostlarımızın banka hesabına parasal yardım yapmalarını rica ediyorum. Ayrıca maddi durumu iyi olan spor klüplerimizin Zeytinspora destek olmalarını bekliyoruz. Yeşi beyaz formalılar Zeytinspor'la Kardeş klüp olsalar! Kullanmadıkları malzemeleri Zeytinspora aktarabilirler.


Şirket sahibi dostlarımızın, bağış, yardım, sponsorluk, yapmalarını teşekkürle karşayacağız.


En başta Bafa, Selimiye, Milas ve Muğla belediyeleri olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlarımızı da dayanışmaya çağırıyoruz.


Bafalı gençlerimizin ilk yapacakları işlerden biri Zeytinspor'a oyuncu olarak ya da yönetici olarak, koyu taraftar olarak hizmeti dokunmuş herkesle konuşmalılar onları yeniden klübe üye yapmalılar diye düşünüyorum.

 

İkincisi, ellerinde bağış makbuzuyla ev ev, kahve kahve, meyhane meyhane dolaşarak herkese durumu anlatıp az ya da çok, çamsakızı çoban armağanı misali, dayanışma beklediklerini anlatmalarını öneriyorum.  İnsanlarımızı devreye sokabilirsek yazın bir dayanışma gecesiyle Zeytinspor’a destek olabiliriz.

 

Bir diğer yapılması gereken şey sporun dostluk aracı olduğunu göstermek için ses getirecek bazı etkinlikler düşünmelidir. Örneğin Türkiye'nin her köşesinden takımlara dostluk maçı teklif etmelidir. Olay basına yansıyacak, dostluğa gereksinme duyan halkımız için bir yakınlaşma aracı olacaktır. Bu tür girişimler mutlaka yurtsever, sporseverlerimizce desteklenecektir.


Gelecek yılın yaz aylarında da tüm Türkiye'den konukların katılacağı, dostluk maçlarının yapılacağı, Zeytinspor’un kuruluşunun 50. Yılı kutlamaları yapılmalıdır. YArım asırlık klübü en güzel ve mükemmel şekilde kutlayıp en büyük katılımı sağlayıp, en büyük desteği sağlamak için de elbirliğiyle çalışacağız.


Zeytinspor klübüne başarılar diliyorum.

Zeytinspor parkta Atatürk büstünün önünde

Not: Fotoğraflarda kimin çektiği belirtilmiyor. Ancak hemen tümünün Foto Süleyman Kırbaş tarafından çekildiğine eminim.


 


Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Abdullah Gürgün - Keşke Bafalılar da sizin kadar duyarlı olabilseler
Değerli Aylin Hanım, Duyarlılığınız çok teşekkür ederiz.
Aylin Şahin - Elimizden geleni yaparız
Değerli Gürgün, Çok yakın bir zamanda kendi takımım için benzer şeyler hissettiğimden yazınızı okuyunca içime yeniden bir hüzün çöktü.. Ülkemizin bütün değerleri için elbette hep birlikte mücadele etmeliyiz.. Yazınızı mümkün olduğu kadar yaymaya çalışacağım..
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!


Harbi Gazete Twitter'da

© Copyright 2011 Harbi Gazete
Her hakkı saklıdır. Yazılardan Yazarları Sorumludur.