RSS / XML
$1.8295
€2.3265
IMKB56,936
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 29 Ocak 2012, Pazar 15:26:18 tarihnde eklendi. 135 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Şamar Oğlanlığına Devam Mı?

Fransa parlamentosunun üst kanadının sözde Ermeni soykırımının tartışılmasını yasaklayan kararı, bizde şok etkisi yarattı. Oysa ki, bundan iki ay kadar önce, Slovakya parlamentosu da, sözde soykırımın inkârını cezai yaptırıma bağlayan kararı, hemen hemen hiçbir basın-yayın organında yer almamıştı. Şimdi ise, Fransa’yı hangi ülkenin takip edeceği tartışılıyor.
Şamar Oğlanlığına Devam Mı? Harbi Gazete


Soykırım yalanlarına karşı çıkanları cezalandırma yasaları konusunda Cumhuriyet Gazetesin’de Deniz Berktay Kiev’den ilginç bir yazı yayınladı. Konuya daha önce de Abdullah Gürgün, ’Şamar Oğlanı’ yazısında değinmişti.


İşte Berktay’ın Cumhuriyet’te bugün (29 ocak 2012) yayınlanan önemli yazısı.


‘Soykırım’ ve Doğu Avrupa


Deniz Berktay


Fransa parlamentosunun üst kanadının sözde Ermeni soykırımının tartışılmasını yasaklayan kararı, bizde şok etkisi yarattı. Oysa ki, bundan iki ay kadar önce, Slovakya parlamentosu da, sözde soykırımın inkârını cezai yaptırıma bağlayan kararı, hemen hemen hiçbir basın-yayın organında yer almamıştı. Belli ki, birileri, “sıfır sorun”lu dış politikamızın gerçek durumunun görülmesini istemiyordu. Şimdi ise, Fransa’yı hangi ülkenin takip edeceği tartışılıyor.


Bazı Ermeni yayın organları ise, “Türkler Sarkozy’den internet ortamında intikam alıyorlar” diye başlıklar atarak, Türkiye’nin ve Türk toplumunun duyarsızlığıyla bir güzel dalga geçiyor.


Bizim basının görmezden geldiği Slovakya, sözde soykırımı, 2004 Kasımı’nda, yani AB’ye üye olduktan yaklaşık altı ay sonra tanımıştı. Polonya ve Litvanya da, 2004’te AB üyesi oldular, 2005’te sözde soykırımı tanıdılar. Bu üç ülkenin üçü de AB’ye üye oluncaya kadar, Türkiye ile ilişkileri sıcak tutmaya çalışıyordu. Temel dış politika öncelikleri, Batı’ya entegre olmaktı ve NATO’ya üye olan, 1940’ların ikinci yarısından beri Batılı kurumlarla içli dışlı olan Türkiye, kendine yön bulmaya çalışan bu ülkelerin gözünde, daha “Avrupalı” bir görünüm sergiliyordu. Fakat, bu ülkeler, AB üyesi olur olmaz, bu sefer, Türkiye bu ülkelerin gözünde, AB kapısında bekleyen ve içeri alınmayacağı belli olduğu halde girmekte ısrar eden bir ülke haline geldi. Böyle olunca da, Türkiye’nin kendilerine tepki gösteremeyeceğinden emin şekilde, sözde soykırımı tanıyan kararları kabul etmekten çekinmediler.


Bu tavır değişikliğinin en belirgin örneğini, Litvanya Cumhurbaşkanı Daria Grybauskaite göstermişti. Sözde soykırım kararının kabul edilmesinden beş ay kadar sonra Ermenistan’ı ziyaret eden Lityanya Cumhurbaşkanı, burada Türkiye’nin kendilerine tepki gösterip göstermeyeceği sorusuna şu yanıtı veriyordu: “Türkiye, bizim soykırımı tanıma kararımıza tepki gösteremez. Şayet tepki gösterecek olursa, biz de ona, kendisinin AB üyeliğine aday olduğunu hatırlatırız.”


Rusya’daki durum ise çok dafa farklı. Rusya parlamentosu, 1995’te sözde soykırımı tanıyan bir karar almıştı. Fakat, hem Rusya’da parlamentonun etkisi çok daha sınırlı, hem de Türkiye ile Rusya ilişkileri, o zamandan bu zamana, belirgin biçimde ilerleme kaydetti. Rusya’daki Ermeni diyasporasının yaklaşımına bir göz atmak için internete baktığımda, bir Ermeni yazarın yazdığı ilginç bir makaleyle karşılaştım. Buna göre, Rusya’daki çeşitli Ermeni kuruluşları, Rusya’da da “soykırım”ın reddini cezalandıran düzenlemelerin kabul edilmesi için girişimde bulunmaya hazırlanıyorlar. Fakat, Rusya’daki Ermeni örgütlerinin “amiral gemisi” sayılabilecek olan Rusya Ermenileri Birliği, bu girişimlere gayet mesafeli yaklaşıyor. Derneğin başında bulunan kişi, Rusya’nın önde gelen işadamlarından Ara Abramyan. Çeşitli çevrelerin yorumlarına göre Abramyan, Kremlin yönetimiyle ilişkilerinin bozulmasını istemediğinden ve Kremlin’in Türkiye ile ilişkilere özel önem verdiğini bildiğinden ötürü, bu girişime son derece soğuk yaklaşıyor.


Rusya Ermenileri Birliği’nin yönetimi, daha önce de 24 Nisan sözde soykırım gününde yerel şubelere bir direktif göndererek, 24 Nisan’da kitlesel gösterilerin düzenlenmemesini istemişti. Fakat, Rusya Ermenileri açısından son zamanlarda en moral bozucu gelişme, geçen mayıs ayında yaşandı. Doğu Anadolu kökenli Ermenilerin yaşadığı Soçi kentinde, Ermeni tarihinde kahraman olarak, bizim tarihimizde ise katliamcı olarak bilinen General Andranikin anıtının açılmasına günler kala, bölgedeki Türk işadamlarının Soçi Belediyesi nezdindeki girişimleri sonucunda anıt kaldırıldı.


Ermeni meselesine bakıştaki değişiklik, devlet yöneticileriyle sınırlı değil; geçmiş yıllarda Türkiye karşıtı açıklamalarıyla gündeme gelen radikal milliyetçi lider Vladimir Jirinovski’nin partisinin bile Ermeni meselesine bakışında son zamanlarda belirgin değişiklikler var.
Bir tarafta, AB’nin kenarındaki küçük devletlerin bile aba altı sopasıyla karşılaşmak, diğer taraftan ağırlığımızın olduğu ülkelerle ilişkilere ağırlık vermek...


Son olaylar, Türkiye’nin dış politika önceliklerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini gösteriyor aslında.


 ( Cumhuriyet 29 Ocak 2012 )


Konuyla ilgili bir yazı:


ŞAMAR OĞLANI

http://www.harbigazete.com/kose-yazisi/238/samar-oglani.html

 


Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!


Harbi Gazete Twitter'da

© Copyright 2011 Harbi Gazete
Her hakkı saklıdır. Yazılardan Yazarları Sorumludur.