RSS / XML
$1.8295
€2.3265
IMKB56,936
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 12 Şubat 2012, Pazar 01:54:34 tarihnde eklendi. 483 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

BAKAN EROĞLU'YA GÖRE GÖL ÇOKTAN KURTULDU!

Orman ve Su İşleri Bakanımız sayın Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nu yaz aylarında, Bafa’mıza davet ediyoruz. Sayın Erol Kesici ve sayın Velittin Gürgün ile birlikte gölümüzü, derelerimizi, köy sokaklarımızı, doğayı gezelim, inceleyelim. Cennet Bafa’mızın nasıl cehenneme dönmekte olduğunu kendi gözleriyle görsün
BAKAN EROĞLU'YA GÖRE GÖL ÇOKTAN KURTULDU! Abdullah Gürgün

Orman ve Su İşleri Bakanı sayın Prof. Dr. Veysel Eroğlu 2 Şubatta bakanlıkta düzenlenen Dünya Sulak Alanlar Günü etkinliğinde, sulak alanlarla ilgili çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Ramsar Sözleşmesi'nin imzalandığı tarih olan 2 Şubat'ın Dünya Sulak Alanlar Günü olarak kutlandığını belirten Prof. Dr. Veysel Eroğlu, bu yılın konusunun ''sulak alanlar ve turizm'' olduğunu açıkladı.

Sulak alanları kurtardıklarını, Edirne Gala Gölü’nün ise ilk kurtardıkları alanlardan biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Eroğlu, “Manyas Kuş Cenneti yok olacaktı onu kurtaran da biziz. Bursa Uluabat Gölü’nü anlatsam destan olur. Biz çok şey yapıyoruz ama iş yapmaktan tanıtmak fırsatı bulamıyoruz tabi basın da bizi desteklemiyor. Misalen ben DSİ Genel Müdürü iken yüksek planlama toplantısındayım gazetede haber Bafa Gölü'nde balıklar ölmüş resme bir bakıyorum 30-40 cm büyüklüğünde balıklar ölmüş. Başbakan bana sordu nedir git bak dedi.1cm büyüklükte küçük balıklar kıyıya vurmuş onu objektifte büyütüp kocaman vermişler gazetede. Bafa'yı kurtarmak için de Büyük Menderes’ten bir özel şişme savak ile hava basıp suyu yükseltiyoruz. Büyük Menderes’in su kalitesi iyi ve yağışlı mevsimlerde burayı besliyor. Şimdi Bafa’da su 2,5 m yükseldi. Bafa’yı da biz kurtardık” dedi.

( Kaynak: http://www.radyo.mgm.gov.tr/duyurular-faaliyetler-2012.aspx )

 

Bakanın konuşması Günaydın Milas Gazetesi’nde de haber oldu

 

 

Orman ve Su İşleri Bakanı sayın Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun açıklaması üzerine Bafa Gölü’nün sorunlarına çözümler bulmak için yıllardır çalışan Yardımcı Doçent sayın Erol Kesici’ye ve kendisi de Bafalı olduğu için yaşamı boyu Bafa gölü’ndeki değişimlere tanıklık etme olanağı bulmuş olan Profesör Doktor Velittin Gürgün’e görüşlerini sorduk.

 

 

YRD. DOÇ. EROL KESİCİ’NİN YANITI

 

 

Sayın Abdullah Bey,

 

Bilim insanları olarak bize sorulanlara hiçbir polimige yer vermeden cevap vermek görevimiz olmalıdır. Bafa Gölü'nün sorunları yani hastalığı belidir. Bu tür ötröfikleşme görülen(aşırı kirlilik) göllerde su seviyesinin dış müdahale veye yağışlarla artırılması sorunu fiziki olarak ve kış mevsimi için geçici çözüm kazandırabilir ve baktıgınızda göl suyu fazla ve pırıl pırıldır.Halbuki gölün dip çamurunda hala azot-fosfat miktarı fazladır. Gölün sorunun ne olduğunu ve nelerin yapılması gerektiğini geçen yıl Bafa’da verdiğimiz konferansda belirtmiştik. Kısacası içerisinde hastalık bulunduran bir hastaya sürekli serum vermekle tedavi edemezsiniz.

 

Dilek ve uğraşlarımız gölün her mevsim  sayın bakanımızın belirtiği gibi   temiz ve sağlıklı olmasıdır.

 

BAFA Gölü gibi dünya mirası doğal alanlarımızın geleceğe bizlere bırakıldığı gibi taşımak dilegiyle.

 

Selam ve saygılar.

 

Erol KESİCİ

 

Değerli bilim adamı sayın Yrd. Doç. Erol Kesici’nin yanıtı bu.

 

(Sayın Kesici ile daha once yaptığımız söyleşi için tıklayınız)

 

 

PROF. DR VELİTTİN GÜRGÜN’ÜN YANITI

 

Sevgili amcam, değerli bilim adamı Prof. Dr. Velittin Gürgün’ün yanıtını da kelimesine, virgülüne dokunmadan aynen sunuyorum:

 

Sevgili Abdullah,

 

Erol hocanın yazdıklarına söyleyecek bir kaç sözüm olacak:

 

1. Bafa gölüne Büyük Menderes'ten su aktarılması dış müdahale olarak algılanmamalı; çünkü Bafa gölü oluşumundan itibaren Büyük Menderes nehrinin taşkınları ile hayat bulmuş bir göldür. Nasıl ki, göl Menderesin taşıdığı alüvyonların birikmesiyle denizden ayrılması sonucu oluşmuş bir kulakçık göl ise, aynı şekilde Menderesin her kış taşmasıyla kışın şişen, ama yazın da Menderesin çekilmesiyle küçülen bir göldür. Menderes üzerine barajlar kurulmadan, Söke ovasında sulama kanalları açılmadan ve hatta Bafa çayırında pamuk ziraati ile yeraltı suları aşırı ölçüde çekilmeden önce Bafa gölü her kış şişerek Mersinet çayırı, Bucak kıyıları ve Serçin köyünü tamamen sular altında bırakır, yazın ise bu sular çekilerek göl eski konumuna geri çekilirdi. Bu taşkınlar o denli büyük boyuttaydı ki, Söke ovası bile sular altında kalırdı. Buna göre biz öncelikle Bafa gölünün doğal yaşam sürecine insan eliyle müdahalede bulunmuş ve gölün nefes almasına (şişme ve geri çekilme) engel olmuşuz.

2. Menderes nehrinden göle su takviyesi bu bağlamda Erol hocanın dediği gibi dış müdahale olarak görülmemelidir. Tam tersi; doğal dengesinin yeniden kurulması için eksik bir müdahale olarak kabul edilmelidir. Şöyle ki,

a) göle aktarılan su hiç bir zaman olması gerektiği kadar değildir,

b) göle aktarılan su hiç bir zaman olması gerektiği kadar temiz değildir. (Temizlikten kastım suyun pırl pırıl olması değil, suyun içerdiği BOD-5, COD, AKM, Çözünmüş oksijen (Dissolved Oxygene), pH, iletkenlik vs. gibi parametrelerle ifade edilen kirlilik ögeleridir). Eutrofikasyona neden olan kirlilk parametreleri de zaten bunlardır. Diğer yandan biyolojik yaşamın sürdürülebilirliğinin teminatı olan Karbon (C), Azot (N) ve Fosfor (P) dengesinin (100:5:1) de mevcut olup olmadığının da kontrol edilmesi gerekmektedir.

 

İşte ben bu nedenlerle sayın Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu ve onun gibi düşünenlerle tartışma ortamına girmeden önce elimizde hem göl profilinin ve hem de göle can suyu! olarak verilen Menderes suyunun kirlilik parametrelerinin ayrıntılı olarak bilinmesi zorunda olduğumuzu belirttim. Bu bilgilerden yoksun olarak bir tartışma içerisine girersek demogoji ustalarına karşı kaybetmemiz mukadderdir.

 

Selam ve sevgilerimle

 

Amcan

Prof. Dr. Velittin Gürgün

 

Not: Bafa çaylarının artık eskisi gibi akmamasının asıl nedeni Bafa çayırındaki arteziyenlerden aşırı su çekilmesi sonucu taban suyunun düşmesi ve yağmur sularının geçirgen karakterli topraktan süzülerek toprağın derinliklerine gitmesindendir.

 

(Umarım Bafa belediye başkanı lokantasının önündeki artezyenden -hiç değilse bu kış aylarında- sabahtan gece yarılarına dek su akıtmıyordur. A.G)

 

(Sayın Velittin Gürgün ile daha önce yaptığımız söyleşi için tıklayınız)

 

Görüldüğü gibi her iki bilim adamımız da Menderes suyunun verilmesinin gölün sorunlarına köklü çözüm olamayacağı konusunda birleşmektedirler.

 

Bizce yapılacak iş bu iki bilim adamımızın bilgi ve deneyimlerinden yararlanmaktır. Yrd. Doç. Erol Köse zaten yıllardır Bafa Gölü üzerinde çalışmalar yapmaktadır. Sayın Prof. Dr. Velittin Gürgün kendisinin de Bafalı olması nedeniyle göldeki değişimi tüm yaşamı boyu izlemiştir. Bafa bölgesini çok iyi tanıyan bir mikrobiyoloji uzmanıdır. Emekli olmasına karşın, danışman olarak Bafa için gönüllü olarak çalışmaya hazır olduğunu her zaman belirtmiştir.

 

Bafa konusundaki yazılarımız Milas Kaymakamlığı tarafından Aydın DSI’ye gönderilmiştir. Şimdi Orman ve Su İşleri Bakanı sayın Prof. Dr. Veysel Eroğlu’ndan daha önceki çalışmaların sürdürülmesi ve Bafa Gölü’nün sorunlarına köklü çözümler getirilmesini diliyoruz.

 

Daha önceki yazılarımızda göl yakınındaki köylerin çöplerinin, organik artıkların, hayvan ve insan pisliklerinin göle gittiğini belirtmiştik. Sayın bakan bu köylerin derelerini ve besi damlarını dolaşsa durumun ciddiyetini daha iyi anlayacaktır. Menderes’in pek çok kentin pisliğini çöpünü getirdiği de bilinmektedir. Bu noktada sayın kesicinin gölü bir tas suya benzetmesini yeniden anımsatalım. Buraya temiz su katılmazsa, tersine pis su katılırsa temiz kalmaz. Kışın yağmurlarla geçici olarak yüzeyi temiz görünen tasın dibindeki pislik çamur aynı kalacaktır.

 

Tasın dibinde yıllardır birikmekte olan zararlı pislik nedeniyle dalgalı havalarda göl bir lağım çukuruna dönmektedir. Sakin havalarda ise çamur dibe çökmekte, göl temiz görünmektedir. Hele uzaktan bakanlar gölde hiçbir sorun olmadığını sanmaktadırlar. Göle şişirme su basmak, hele Menderes’in pis suyunu basmak göl dibinde yıllardır birikmiş olan pisliği temizlemekten uzaktır. Kısacası, bizim gözlemimiz, gölün dibinin temizlenmesi ve göle TEMİZ SU verilmesi mutlaka gerekmektedir.

 

Bir zamanlar Bafa gençleri gölden çıkmazdı. Şimdi girmeye korkuyorlar

 İSVEÇ'TEN TUHAF BİR HABER

 

Geçenlerde İsveç Televizyonu’nda bir haber vardı. Bir yiyecek imalathanesi çöplerini doğaya atmış. Çöplerin içinde tavuk tüyleri, ayakları, kemikler de var. Bu atıkların tehlikeleri uzun uzun anlatıldı. Bu pisliklerin yarattığı parazitlerin doğaya yayıldığı, yer altı sularına, yağmur sularıyla derelere ve derelerle de göl ve deniz suyuna karıştığı, balıklara geçtiği, balıklar kanalıyla insanlara ulaştığı ve sağlığımızı bozduğu uzun uzun anlatıldı.

 

Bir de Bafa, Mersinet (Pınacık), Bucak (Gölyaka), Kapıkırı’nı düşünün. Tüm pislik, atık, çöp doğaya gidiyor. Geçen yaz Bafa’nın birkaç kilometre dışında dere içinde eşek ölüsü görmüştüm. Adamlar, bizim doğaya bıraktığımız pisliklerin  yanında çocuk oyuncağı sayılabilecek  üç beş tavuk tüyü ve ayağı için uzun röportajlar yapıyorlar, halkı uyarıyor ve uyandırıyorlar. Bizim umurumuzda bile değil.

 

Açık, çürük bidonlarda, dere içlerinde her türlü zehirli, zehirsiz, kimyasal, hayvansal, bitkisel, madensel atıklar, okul, fırın, cami diplerinde, leş gibi yerlerde besicilik, kendi pisliği içinde yaşayan hayvanlar, hayvan pisliği içinde sokaklar…

 

Orman ve Su İşleri Bakanımız sayın Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nu yaz aylarında, Bafa’mıza davet ediyoruz. Sayın Erol Kesici ve sayın Velittin Gürgün ile birlikte gölümüzü, derelerimizi, köy sokaklarımızı, doğayı gezelim, inceleyelim. Cennet Bafa’mızın nasıl cehenneme dönmekte olduğunu kendi gözleriyle görsün… İnanıyoruz ki, Sayın bakan o zaman Bafalıların ve Bafa sevdalılarının endişelerinde haklı olduklarını görerek köklü önlemler alınmasına çalışacaktır.

Milas Önder Gazetesi’nde yayınlanan bir yazı:

‘Orman ve Su İşleri’yle ilgili birkaç söz ...

 

 


Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!


Harbi Gazete Twitter'da

© Copyright 2011 Harbi Gazete
Her hakkı saklıdır. Yazılardan Yazarları Sorumludur.