RSS / XML
$1.8295
€2.3265
IMKB56,936
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 19 Şubat 2012, Pazar 18:01:02 tarihnde eklendi. 172 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

HUZUREVLERİ YAŞLILIK ALTERNATİFİMİZ OLABİLİR Mİ? (1)

HUZUREVLERİ YAŞLILIK ALTERNATİFİMİZ OLABİLİR Mİ? (1)

Remide Arsan

 

Türkiye’de huzurevleri büyük bir değişim içinde. Sadece kabuk değiştirmekle kalmayıp iç yapısını da değiştirerek toplumumuzda temelleri atılmakta olan yeni bir yaşam seçimine kapılarını açıyor.

 

Önceleri umutsuzdum. Huzurevleri konusunda birkaç ay önce başlattığım inceleme ve bilgi alma çalışmalarım sırasında yaptığım ilk telefonlardan birisinde tokat yemiş gibi oldum.

 

Darüşşafaka Cemiyeti adını duyunca, daha ziyade maddi-manevi zor şartlardaki yaşlılara hizmet verileceğini zannettiğim bu yerde, huzurlu bir şekilde yaşamanın bedeli herhalde keseye uygundur diye düşünmüştüm. Hayal veya rüya olduğunu sandığım ses:

 

    - 250.000 ve 350.000 dolar arasında değişiyor, dedi.

Uzun süre söyleyecek söz bulamadım. Donma noktasındaki  ben’i tarif için şimdiki gençlerin ‘Nassı yani’ si en doğru hayret tanımı olacak.

 

Görüştüğüm hanım Sosyal hizmet görevlisiymiş. O civarda huzur duyulabilecek bir bedel karşılığında başka bir çatı olup olmadığını ve bana tavsiye edip etmeyeceğini sordum. Bilgi veremezmiş..

 

Elbette.. Türkiye’de en zor ulaşabilinen şey bilgi dir.

Her ekstra soru sorduğunuz kişi o anda masasının çapı kadar alanın en büyük mülki amiri oluverir. Bilgi yerine hava alırsınız. Bu hava O kişinin esintisidir!

 

Kabahat bende.  Kız, 350.000 dolara huzur sağlanan bir yerde benim huzurlu olamayacağımı şıp diye anladı. Niye benimle vakit kaybetsin ki?

 

Konuyu dağıtmakta sakınca görmedim. Zira önemli bir toplum gereksinimi olarak gördüğüm Yaşlı Dinlenme Evlerini yazmaya bir sonraki hafta da devam edeceğim.

 

Yukarıda detaylandırdığım farklı bir portre idi. Konuyu ve vereceğim bilgileri bağlamayacaktır. Deve yükü ile para verildiğinde çok kaliteli hizmet alındığının zannedilmemesi için bir örnek olarak verilmiştir.

 

Bereket devlete ait Sosyal Hizmet kurumlarında ‘ye kürküm ye’ geçerli değildir.  Ya da geçerliyse bile kürkü olmayana da barınma ve korunma hakkı sonuna kadar tanınmaktadır.

 

Türk olarak en çok övündüğümüz hasletimizdir:  Bizim geleneklerimizde yaşlılarımız koşulsuz ve eksiksiz saygı; mutlak sevgi ve şefkat görürler.

Bu hep  böyle olmuştur.

 

                                                         ***

 

Türkiye’de yapılan huzurevi sayısında müthiş bir artış var. Çünkü çok fazla talep var.

Önceleri, Emekli Sandığına ait huzurevleri  ile  SSK ve Bağkurluların gidebileceği yerler ayrı ayrıydı. Herkes statüsüne göre başvurmaktaydı. 2011 yılı sonunda alınan bir kararla, yaşlı evleri tek ve büyük bir çatı altında toplandı. Ne var ki işlevleri farklı olabiliyor ve verdiği hizmetler doğrultusunda isimleri de değişebiliyor.

 

Kamu Kurum ve Kuruluşlarının mensup ve yakınlarına ait Huzurevleri

Özel bakımevleri

Bağış Sistemiyle çalışan Dinlenme evleri

Yardımsever kişilerce Özel yapılan ve Devlete bağışlanan Huzurevleri

Asker ailelerine ait Askeri huzurevleri

Rehabilitasyon Merkezi, Geriatri Merkezi , Alzheimer Hastaları Bakım Merkezi gibi henüz tam kategorize edemediğim çeşitlilik ve statüde huzurevleri bulunmakta.

 

Bir de hiç dikkat etmediğimiz kadar çok ve çeşitli ‘yaşlı’ tanımı var.

Benim en çok ilgimi çeken, dinç yaşlı kategorisi oldu.

Bu büyüklerimiz, adından anlaşıldığı üzere, enerjik, aktif, sanatla söyleşiyle vakit geçiren, yürüyüş yapan, turlara katılan, tiyatrolara konserlere giden kişiler. Bu grupta evlatlarının yanında bulamayacağı zengin aktiviteli bir yaşamı ve bu anlamda gerçekten huzuru bulan şanslılar var.

 

Burada yine kadınca bir dokunuş yapmadan geçemeyeceğim:

 

Bir kadının eli iş tuttuğu en erken yaşlarından itibaren, hayatının değişmez görevi haline gelen ve ömrünün sonuna kadar hiç ara vermeden yaptığı işleri vardır. Bayramlarda, özel kutlama günlerinde, hastalıkta, ölümde, düğünde, dernekte, misafir geldiğinde, misafir gidildiğinde iki misli mesai yapar. 

Tatile çıkması, çıksa bile dinlenmesi, hasta olması, rapor veya senelik izin alması söz konusu olmaz.

 

Ne hazindir ki, yaşlılığında da bu resim değişmez. Felç olan kadın diğer kolunu kullanarak; başı ağrayan kadın bir asprin içerek; ayağı sakatlanan kadın koltuk değneyine dayanarak; tarlada doğuran kadın da, bebeğini sırtına vurarak ailenin günlük işlerini yapmaya devam eder.

 

Bu nedenle, huzurevlerinde sohbet ettiklerim kişiler içinde özellikle kadınlar, yemek, bulaşık, ütü, alışveriş, temizlik prangalarında kurtuldukları ve hayatlarında ilk kez hür özgür ve sorumsuz günler yaşayabildikleri için, dünyaya yeni veya yeniden gelmiş gibi olduklarını söylediler.

 

Huzurevi alternatifine çok gerçekçi bir büyüteç tutmanın zamanı çoktan geldi.

Yaşlılarımızı ve yaşlılıklarımızı tabu konu olmaktan çıkarmak zorundayız.

 

(Devam edecek)

 

remidearsan@hotmail.com

Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Diğer Remide Arsan Yazıları
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!


Harbi Gazete Twitter'da

© Copyright 2011 Harbi Gazete
Her hakkı saklıdır. Yazılardan Yazarları Sorumludur.